Sefarad Sanat & Müzik

Müzik
Sefarad müzik gelenekleri, sürgün edilen toplulukların Katalan-Endülüs mirasını ve Osmanlı ortamındaki dönüşümlerini yansıtır. Repertuar, genel olarak seküler Ladino şarkıları (kantikalar) ve sinagoglarda icra edilen ayin müzikleri olmak üzere ikiye ayrılır. Türkiye’de ise Sefarad müziği, Osmanlı makam sistemleri ve Türk halk ezgilerinin karışımı benzersiz formlar yaratmıştır.Türkiye’de yaşamış Sefarad Sanatçılarının müziğin gelişmesinde önemli katkıları vardır.

Sefarad müziğinde enstrümanlar sadece eşlikçi değildir .Bunlar aynı zamanda eserin makamını da belirler. biud, perdesiz klavyesiyle Osmanlı müziğine has ara sesleri vererek melodi yapısını kurarken; kanun, zengin tınısıyla topluluğun duyumunu dolgunlaştırır. Melodik akışta hüzünlü “romansa”lardan neşeli “kantika”lara kadar duyguyu sürükleyen enstrüman keman veklasik kemençedir; müzikteki tüm bu ahenk ise özellikle düğün ve halk şarkılarında ritmi tutan tef, bendir ve daire gibi vurmalı çalgıların enerjisiyle büyük ölçüde tamamlanır.

Sefarad müziği yalnızca bir dilin değil, aynı zamanda bir coğrafyanın müziğidir. Aşağıdaki sanatçı ve albüm liste, İspanya’dan gelen sözleri Osmanlı’nın “İnce Saz” geleneğiyle buluşturan sefarad müzisyenleri içerir. Bu albümlerde yeni tınılar duyabilir, sinagog ilahilerine ve eski İstanbul şarkılarına sadık kalan orijinal kayıtları dinleyebilirsiniz. İşte birkaç öneri;

Türkiye’den Sanatçılar: İstanbul’un Sesi

Sefarad kültürünün doğduğu topraklarda, yaşatan bazı usta isimler:

  • Los Pasharos Sefaradis (Sefarad Kuşları) Sefarad müziğinin en otantik arşivcileri ve yorumcularıdır. Şarkıları bizzat İstanbul’da yaşayan kaynak kişilerden derleyerek, orijinal üsluba sadık kalmışlardır. Öne Çıkan Albümler: Kantikas Para Syempre, Zemirot (Sinagog ilahilerinin Türk makamlarıyla okunuşuna dair eşsiz bir kayıt örneği).
  • Janet & Jak Esim Ensemble Yurt dışında Sefarad müziği denince akla gelen ilk isimlerdendir. İcralarında kanun, ud ve ney gibi enstrümanları “İnce Saz” titizliğiyle kullanırlar. Öne Çıkan Albümler: Antik Bir Hüzün, Sefardim 1. (“Yo Era Ninya” ve “Adio Kerida” yorumları referans olarak almaktadır).
  • Hadass Pal-Yarden İsrailli bir müzikolog olmasına rağmen, Klasik Türk Müziği eğitimini Türkiye’de almış ve bu birikimi eserlerine yansıtmıştır. Öne Çıkan Albüm: Yahudice. (Tamburi Cemil Bey’e atıflar içeren, Osmanlı Saray Müziği kalitesinde bir prodüksiyondur).

Dünyadan Yorumlar: Köklerin Peşinde

Sefarad müziğini Batılı formlarla değil, ait olduğu Doğu Akdeniz ruhuyla yorumlayan uluslararası sanatçılar:

  • Savina Yannatou (Yunanistan) Selanik (Thessaloniki) Sefarad mirasını, bölgenin hüznüyle birleştirir.Öne Çıkan Albüm: Primavera en Salonico. (Selanik türküleri melankoliyle sunulmaktadır).
  • Mara Aranda (İspanya) İspanyol kökenli olmasına rağmen, albümlerinde bağlama, ud ve kanun gibi Türk müziğinde kullanılan enstrümanlara geniş yer vermiştir. Öne Çıkan Albüm: Sefarad en el corazón de Turquía (Türkiye’nin Kalbinde Sefarad).

Edebiyat
Edebiyat dünyasında, İstanbul’daki Ladino gazeteler, dergiler ve edebi eserler (20. yüzyılın ortalarındaki gazetecilik ve şiirsel eserler gibi) kültürün canlı tutulmasında hayati bir rol oynamıştır. Edebi temalar, zorunlu göç, azınlık deneyimleri, kuşaklar arası hafıza ve iki dilli veya çok dilli kimlik gibi konulara odaklanıyor.

Yehuda Halevi
Büyük Sefarad Şairi Yehuda Halevi

Sefarad yazarların edebiyat ve anı eserleri yalnızca sanatsal katkılar değil; aynı zamanda toplumsal tarihi ve kimlik mücadelelerini de belgeliyor. Azınlık olmak ile vatandaş olmak arasındaki gerilimleri ve eski vatan ile yeni vatan arasındaki gerilimleri inceliyorlar. Beşeri bilimlerde diasporik kimliği incelemek için temel bir eksen oluşturuyorlar.

El Djugeton
1908’den 1931’e İstanbul’da yayınlanan “Her şeye karışan” Ladino mizah gazetesi El Djugeton