
Sefarad Yahudilerinin tarihi yalnızca bir göç öyküsü değil; aynı zamanda dayanıklılığın, kültürel sürekliliğin ve uyumun da hikâyesidir. “Sefarad” kelimesi İbranice kökenli olup İspanya’yı ifade eder. Bu topluluk, köklerini 15. yüzyılın sonunda İspanya ve Portekiz’de yaşayan Yahudilerden alır.
1492’de İspanya Kralı II. Ferdinand ile Kraliçe Isabella’nın yayımladığı Elhamra Fermanı sonucunda Yahudiler ülkeden sürülmüş ve göç başlamış ; pek çoğu, kapılarını onlara açan Osmanlı İmparatorluğu topraklarına sığınmıştır.
Osmanlı yönetimi bu göçmenleri sıcak bir şekilde karşılamış, özellikle İstanbul, Selanik, İzmir, Edirne ve Safed gibi kentlerde yerleşmelerine izin vermiştir. Sefaradlar beraberlerinde sadece mallarını değil, dillerini (Ladino), geleneklerini, mutfak kültürlerini ve dini ritüellerini de getirmiştir. Böylece kısa sürede Osmanlı coğrafyasının kültürel mozaiğine yeni bir renk katmışlardır.
Osmanlı döneminde Sefarad Yahudileri, ticaret, matbaacılık, tıp, denizcilik ve sanat gibi alanlarda önemli roller üstlenmiştir. Özellikle 16. ve 17. yüzyıllarda İstanbul’un ticaret yaşamında etkin bir topluluk hâline gelmiş; hem Osmanlı hem de Avrupa ekonomik ağlarıyla güçlü bağlar kurmuştur.
Cumhuriyet dönemine gelindiğinde ise Sefaradlar, modernleşme ve laikleşme süreçlerine uyum sağlayarak Türkiye’nin sosyal ve ekonomik yaşamında yer almaya devam etmiştir. Bugün hâlâ İstanbul’un Balat, Hasköy ve Galata gibi semtlerinde bu köklü kültürün izlerini görmek mümkündür.
Aşkenaz ve Sefarad Yahudileri Arasındaki Farklılıklar
Osmanlı döneminde sadece Sefaradlar değil, Aşkenaz Yahudileri de İstanbul ve çevresinde yaşamaktaydı. Aşkenaz toplulukları, Orta ve Doğu Avrupa kökenlidir; Almanya, Polonya, Macaristan ve Rusya gibi bölgelerden göç etmişlerdir. Dil bakımından Yidiş konuşan Aşkenazlar ile Ladino (Yahudi İspanyolcası) konuşan Sefaradlar arasında belirgin farklar bulunmaktaydı.
İstanbul’da bu iki topluluk genellikle farklı sinagoglarda ibadet etmiş, ancak ticaret ve cemaat işlerinde zaman zaman iş birliği yapmışlardır. Nüfus açısından Sefaradlar çok daha kalabalık olduklarından, Osmanlı Yahudi toplumu içinde kültürel ağırlık Sefarad geleneği yönünde gelişmiştir. Günümüzde Türkiye’deki Yahudi topluluğunun büyük çoğunluğu Sefarad kökenlidir.